Ziyaretçi Defterinden

Ziyaretçi
Merhaba Ban sizlere Taskent’te...
13. 06. 2010
Ziyaretçi
Avukat Eren keskin in bir tekl...
08. 06. 2010
Ziyaretçi
Güney dergisi 52 de Nefes alam...
07. 05. 2010
Ziyaretçi
8. mart emekci kadinlar gününd...
22. 04. 2010
Site Yöneticisi
Değerli Dostlar,
anlaşıl...
02. 02. 2010

Rüya Web Tasarım

Rüya Web Tasarım

İnter Yayınları

Ziyaretçi Sayacı

19 Mart 2010'dan beri
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün183
mod_vvisit_counterDün384
mod_vvisit_counterBu Hafta567
mod_vvisit_counterGeçen Hafta2595
mod_vvisit_counterBu Ay2455
mod_vvisit_counterGeçen Ay11022
mod_vvisit_counterToplam61108

Ocak 2010'dan beri

İçerik Tıklama Görünümü : 200328

Kimler İçeride

Şu anda 33 konuk çevrimiçi
Bertolt Brecht'in sanat ve edebiyat anlayışı
Makale İçeriği
Bertolt Brecht'in sanat ve edebiyat anlayışı
Nasıl bir sanat?
Sayfa 3
Kimin için sanat?
Diyalektikçi Brecht
Biçimcilik ve gerçekçilik tartışması
Tartışma Yöntemi
Brecht ve Komünist Partisi
Brecht'in Sovyetler Birliği ve Demokratik Almanya Cumhuriyeti'ne ilişkin tutumu
Sonuç
Tüm Sayfalar

Brecht bizimdir!

Brecht'in sanat ve edebiyata ilişkin görüşleri, çeşitli makalelerinin ve notlarının toplandığı "Edebiyat ve Sanat Yazıları"nda ve görüşlerini netleştirmenin de bir aracı olarak tuttuğu "Çalışma Günlükleri"nde yeralmaktadır.

Brecht ve WeigelÖzelde Çalışma Günlükleri Brecht'in farklı ilgi alanlarını, çok yönlülüğünü, yeni fikir ve önerilerinin hangi süreçlerden ve inatçı çalışmalardan geçerek olgunlaştığını göstermesi açısından önemlidir. Bu nedenle, Brecht'in sanat anlayışını değerlendirirken, çoğunlukla o yaşarken yayınlanmamış olan bu notlara başvuracağız.

 

Genç yaşlarda sosyalizm düşüncesiyle tanışan Brecht, antifaşist, sosyalist edebiyatçı-sanatçı olmaya karar verdikten sonra, yaşamı boyunca bunun için uğraştı.

1919 yılında Alman komünistlerinden Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht'in katledilmesi Brecht'i derinden etkiledi ve onu antifaşistlerin/komünistlerin saflarına daha da yakınlaştırdı. 1920'li yıllarda artık Brecht, sanat ve edebiyat alanında sınıf savaşımına kendini vermiş, Marksizmi öğrenmeye ve uygulamaya çalışan bir sanatçıydı. 1920'li yılları, Brecht kendisi açısından, Marksizmi öğrenme yılları olarak değerlendirir. Bu yıllar diyalektiğe ilişkin kavrayışının temelini attığı, sanat ve edebiyat alanlarındaki birikimini geliştirdiği ve yenilikler denediği yetkinleşme dönemidir.
Brecht, zamanının tüm antifaşist, devrimci, komünist sanatçıları gibi Sovyetler Birliği'nden esen "sanatta büyük atılım" rüzgârından etkilenmişti. Bu dönem Tretyakov, Meyerhold, Eisenstein, Mayakovski, Lissitzkii, Vertov ve diğerlerinin çalışmaları Avrupa'daki sanatçılar üzerinde de etkide bulunmaktaydı. Sanatın her alanında, resimde, müzikte, film, fotoğraf ve tiyatroda yeni üretim yöntemleri (örneğin kolektivizm) ve yeni teknikler gelişmektedir (örneğin fotomontaj). Brecht, 1930 başında Berlin'e gelen Meyerhold'la tanıştı. 1929'a kadar Mayakovski sık sık Almanya'ya geliyordu. 1930'da Eisenstein birçok kez Almanya'ya gelmişti. Eisenstein'in "Potemkin Zırhlısı" ilk kez 1926'da Almanya'da gösterilmiş, daha sonra "Grev" (1927) ve "Ekim" (1928) gösterime girmişti. Kısacası, sanatçılar arasında karşılıklı tartışma, görüş alışverişi ve etkilenme sözkonusuydu.
1920'lerin sonundan itibaren Brecht'in sanat ve estetik anlayışında büyük dönüşümler gerçekleşir. O kendi sanatının toplumsal yaşamdaki işlevini yeniden tanımlama çabasına girişir. 1929'da sahnelediği "Mahagony Kentinin Yükselişi ve Düşüşü", "Üç Kuruşluk Opera", "Kural ve Kuraldışı" (1930) Brecht'in ilk epik tiyatro denemeleridir.