Ana Sayfa Hakkımızda

Ziyaretçi Defterinden

Ziyaretçi
Merhaba Ban sizlere Taskent’te...
13. 06. 2010
Ziyaretçi
Avukat Eren keskin in bir tekl...
08. 06. 2010
Ziyaretçi
Güney dergisi 52 de Nefes alam...
07. 05. 2010
Ziyaretçi
8. mart emekci kadinlar gününd...
22. 04. 2010
Site Yöneticisi
Değerli Dostlar,
anlaşıl...
02. 02. 2010

Rüya Web Tasarım

Rüya Web Tasarım

İnter Yayınları

Ziyaretçi Sayacı

19 Mart 2010'dan beri
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün152
mod_vvisit_counterDün384
mod_vvisit_counterBu Hafta536
mod_vvisit_counterGeçen Hafta2595
mod_vvisit_counterBu Ay2424
mod_vvisit_counterGeçen Ay11022
mod_vvisit_counterToplam61077

Ocak 2010'dan beri

İçerik Tıklama Görünümü : 200270

Kimler İçeride

Şu anda 35 konuk çevrimiçi
Hakkımızda
Hakkımızda... Amaçlarımız... PDF Yazdır e-Posta

Güney Kültür Merkezi 8 Aralık 2002 tarihinde açıldı. Ve bu güne kadar bir çok etkinlik gerçekleştirdi. Ancak bu etkinliklerden önce GKM’nin ne amaçla açıldığını ve bu amaçlar doğrultusunda hedeflerinin neler olduğuna değinmek daha doğru olur.

Bir ülkenin yönetimi kimin elinde ise o ülkenin hakim kültürü de ona aittir. Ülkemizde ve bütün dünyada kapitalizm ve emperyalizm sömürünün boyutunu her geçen gün arttırıyor. Bizler bu sömürüyü sadece ekonomik bir sömürü olarak değerlendirmemeliyiz. Kuşkusuz ekonomi anlamında sömürülüyoruz. İnsanlar (işçi sınıfı) sosyal aktivitelerden yoksun, sağlık kurumlarına gidemiyor ve yeterli derecede beslenemiyor bile. Kısacası kapitalist sistem insanın insanca yaşamasına olanak vermiyor.
Kapitalistler ve emperyalistler bu acımasız sömürü biçimine kültürel anlamda da hızla devam ediyor. İnsanların iletişimine ve haberleşmeye hizmet etmesi ve gelişmesini sağlaması gereken teknolojik aletler (Televizyon, Radyo, Gazete) amaçlarının tam tersine kullanılıyor. Ve yine kuşkusuzdur ki bu kapitalizmin en temel görevlerinden biridir. İşçi sınıfı ve bütün ezilenler maalesef kültürel anlamda ihtiyacını (sanat, edebiyat) gideremiyor. Nasıl ki aç yaşamaya, gerekli besin maddelerini alamamaya zorlanıyorsak, kültürel anlamda da açız ve var olan sömürücü sistem bunu devam ettirme misyonuna çok büyük bir zevkle devam ediyor.

 

Kültür kelimesi bir toplum ya da halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat yapıtlarının tümü anlamına geliyor. Buradan da anlaşıldığı gibi kültür insanların düşünce ve yaşayış biçimlerinin yansıması anlamına geliyor. Madem ki böyle, peki nasıl oluyor da bu günkü yazılı ve görsel medyadaki yayınlar halka sunulabiliyor? Açlıktan ve yokluktan kırılan bir toplum nasıl oluyor da kimin kiminle evlendiğini, kimin kimi gözetlediğini ve ya kimin ne yediğini, ne içtiğini merak ediyor? Sistemin yüzlerce kendisine hizmet eden pop şarkıcısı ve oyuncusu varken, nasıl oluyor da kendi müziğini ve ya kendini anlatan filmleri izleyemeyen, ezilen halk sanki çok ihtiyaç varmış gibi hala pop starlar ve oyuncular seçiyor. Hayır! Bunu halk ne istiyor ne de merak ediyor. Aslında işte bu tam da hakim sınıfın ezilen sınıf üzerinde oynadığı büyük bir oyundur. Hakim sınıf ilk önce artık medyadan iyice uzaklaşan dört tane ona hizmet edecek kişileri bulunuyor, sonra da sanki ülkede pop star kıtlığı başlamış gibi bütün ülkede pop star aramaya başlıyorlar. Bu artık düşünmesi bile yasaklanan ezilen halka aktarılarak onların üzerinde merak duygusu uyandırıyor.

Bizler bu oyuna kanmamalıyız. Bizler tam da bize hizmet eden işçi sınıfının kültürüne sahip çıkmalıyız. İnsanın insana insanca ve insanla anlatılmasından yana olmalıyız.

GKM bu görevi açıldığı günden itibaren üstlendi. Öncelikle bulunduğumuz bölge olan Esenyurt’ta ve onun dışında ulaşabileceğimiz her yerde bu göreve memnuniyetle devam edeceğiz.

Bizler eski ile yeninin savaşımından doğan kültür anlayışını doğru buluyoruz. Çürümüş olan burjuvazinin yoz kültürüyle alternatif proletarya kültürünün uzlaşmaz çelişkisini koyuyoruz ortaya.

Biz net olarak proletaryanın alternatif kültürünü savunuyoruz. Çünkü proleter kültür bilimseldir, enternasyonalisttir, zengindir ve materyalisttir.

Proleter kültür bilimseldir çünkü sorunların çözümünü olmayan bir şeye bağlamaz.

Proleter kültür enternasyonaldir, çünkü bayrağında ırkçılığın zerresi bile yoktur.

Proleter kültür diyalektik materyalizme bağlıdır. Gelişme ve değişim diyalektiğin yasasıdır.

İşte bize ışık tutan budur.Yeter ki sorgulamasını bilelim, yeter ki doğru sonuçlar çıkaralım.

Bu nedenle kurduğumuz kültür merkezimizde bir tiyatro (Tiyatro GÜNEY), bir müzik grubu (Özgürlük Korosu) ve bir halk oyunları ekibimiz var.

Tiyatro, Gitar, Bağlama ve Halk oyunları kursları, bunun yanı sıra okuma günleri, şiir dinletileri ve film gösterimleri yapıyoruz. Kurslara giden diğer kursiyerleri de gün geçtikçe yukarıda belirttiğimiz tiyatro, müzik ve halk oyunları ekiplerine dahil edip sağlam bir yapıda ilerliyoruz.

Bizler sanatı sanat için yapanlara (burjuva ve küçük burjuva aydınları) karşın toplum için sanattan yanayız. Tam da bu bağlamda toplumdan, ezilen halktan uzak olanların tepesinden bakmıyoruz. Biliyoruz ki birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Bunun için bütün ezilen halkı ve onlara hizmet eden kurum ve kuruluşları burjuvazinin gerici ve yoz kültürüne karşı mücadeleye çağırıyoruz.

Gelin hep birlikte burjuvazinin yoz kültürü ile savaşalım!