|

Bu yıl altıncısı düzenlenen geleneksel Güney Kültür Merkezi yaz pikniği geçmişten devraldığı coşku ve umutlarına yenisini ekledi.
İstanbul Çatalca’da gerçekleştirilen piknikte birçok müzisyen ve tiyatro gurupları sahne alarak katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Yaklaşık 200 kadar kişinin katılım sağladığı piknik programında sırasıyla; Grup Nareke, Fuat Bahçeci (Kutup Yıldızı eski elemanı), Hakan Kılıç, Murat Özdemir ve Tuğba Ergüzel, Tiyatro Veto, Tiyatro Güney ve pikniğin diğer sürprizleri arasında yer alan, Kıvırcık Ali ve Yılmaz Güney’in kardeşi Yaşar Pütün’ün katılımlarıyla renklendirildi. Tiyatro yönetmeni Osman Genç hem okuduğu şiiriyle hem de sunuculara verdiği destekle pikniğin akışına katkıda bulundu.

Güney Kültür Merkezi adına yapılan konuşmaların da yer aldığı piknikte daha çok işçi sınıfının kültür ve sanat anlayışına yer verilerek, kendi sınıf kültürünü inşa etme yolunda ilerleyen, burjuvazinin bütün oyunlarına ve egemenliğine karşı yaşasın işçi sınıfının devrimci mücadelesi diyen Güney Kültür Merkezi çalışanları; kurtuluşun ancak ve ancak sosyalizmde mümkün olabileceğine ve devrimci mücadelenin önemi üzerinde duruldu. Son dönemde yaratılan gündemlere ilişkin de tavrını belirten G.K.M çalışanları, ekonomide ve siyasetteki dalaşın işçi ve emekçilere ağır faturalar ödettirdiğini ve kimi hakların egemenler tarafından gaspedildiğini de konuşmalarına ekledi.

Piknikte açılan stant ve pankartlar da oldukça ilgi uyandırdı. Güney Kültür Merkezi pankartı dışında yer alan G.K.M Kadın Kolları üyelerinin hazırlamış olduğu “İşçi ve emekçi kadınlar erkek egemenliğine karşı örgütlenin” pankartı ve standıyla yer aldı. Yeni Dünya Gençliği’nin de yer aldığı piknikte “Her şeye rağmen gelecek bizimdir!” pankartı ve gençlik yayınlarından oluşan stant da vardı. Yeni Dünya İçin Çağrı ve Güney Dergisinin de bulunduğu stant ve pankartlar bir bütün olarak izleyiciler açısından oldukça ilgi uyandırdı.
Tiyatro Veto Oyuncuları’nın hazırlamış olduğu, yönetmenliğini ve yazarlığını Ferhat Turgay’ın yaptığı “Çöyümün Çüresel Isınması” adlı oyun ve hemen ardından sahne alan Tiyatro Güney oyuncularının oynadığı ve Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı “Yedi bölge, bir evrensel” isimli oyunla sahne aldılar. Oynanan oyunlara katılımcıların ilgisi oldukça büyüktü. Küresel ısınmanın etkilerinin anlatıldığı “Çöyümün Çüresel Isınması” adlı oyun da kapitalist dünya düzeninin yarattığı felaketler daha çok ön plana çıktı. “Yedi bölge, bir evrensel” isimli oyunda ise erkek egemen toplumda kadının ezilmişliği mizahi bir üslupla anlatıldı.
İzleyicilere piknik alanında açıklanan sürpriz isimlerden biri olan Yaşar Pütün, abisi Yılmaz Güney’in sanat ve siyasi anlayışını sahiplenen Güney dostlarına teşekkür ederek, Yılmaz Güney’in diğer birçok sanatçıdan farklı olan komünist sanatçı kimliğini öne çıkardı. Geçmişte mücadelede aktif olan fakat bugün hiçbir mücadele yürütmeyenleri de eleştiren Pütün; devrimcilerin her alanda olmaları gerektiğini ve eskiden olduğu gibi devrimci mücadelede büyük atılımlar gerçekleşmesi gerektiğine dikkat çekti. Konuşmasının sonunda ise abisi Yılmaz Güney’in “Bir korkak gibi yaşamaktansa, özgürlük savaşçısı olarak ölmeyi tercih ederim” sözüyle bitirdi.
Sportif faaliyetler ve çocuklar için düşünülen animasyon da katılımcıların oldukça samimi buldukları aktiviteler arasındaydı.
Piknik dönüşü yapılan katılımcıların yaptığı değerlendirmelerden de yola çıkarak 6. Yaz pikniğinin oldukça olumlu geçtiği ve hemen hemen sorunların yaşanmadığı bir etkinlik olduğu öne çıktı. Yapılan en önemli eleştiriler arasında ise pikniğe katılımın geçen yıllara göre oldukça az olduğu, sebeplerinin ise son dönemde yaşanan kene vakalarının ve sabah çok erken saatlerde kısa süre yağan yağmurun etkisinin olduğu, fakat başta piknik tanıtımı için yeterli çaba gösterilseydi bunun katılımı olumlu etkileyeceğini ama bu çabaların yeterince gösterilmediği ve önümüzdeki dönemde arkadaşların buna daha fazla önem vermesi gerektiği değerlendirildi.
8 Temmuz 2008
|
 |