<<< Ana Sayfaya gitmek için Logo'ya tıklayın ... resim Bizimle irtibat kurun!
Yeni Dünyanın Kültürü... resim resim resim resim resim
resim
resim resim resim resim

Web Sitemize Hoş Geldiniz!

 

“Çağdaş Gençlik Derneği” Nazım Hikmet’e nasıl sahip çıktı?

Nazım Hikmet Esenyurt Basın Açıklaması11 Ağustos’ta Esenyurt Köyiçi meydanında Nazım Hikmet’in heykelinin AKP’li belediye tarafından sökülmesini protesto eden bir basın açıklaması yapıldı. Başlangıçta katılmayı düşündüğümüz eylemden, basın açıklamasını gördükten sonra çekildik.
Yazılı ve sözlü yapılan Basın Açıklamasında, Nazım Hikmet’in heykelinin AKP Belediyesi tarafından iddia edildiği gibi çalınmış olamayacağı, tam tersine “AKP’li belediye tarafından düzenlenen bir gece yarısı operasyonu ile kültür merkezinin önünden kaldırıldığı ve adeta görünmemesi için yol kenarındaki ağaçların arasına kuytu bir yere terk edildiği” söylenmektedir.
Basın Açıklaması bir yandan Nazım Hikmet’i hazmedemeyen AKP belediyesinin “zihniyetini” haklı olarak teşhir ederken, diğer yandan ama -Nazım Hikmet’e de, onu gerçekten sevip savunanlara da haksızlık yaparak- onu yıllarca hapislerde çürüten, bu anlamda onun erken ölümüne de neden olan “zihniyeti” tek kelime ile eleştirmiyor, ona toz kondurmuyor, tam tersine onun propagandasını yapıyor.
“Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” yazılı Atatürk heykeli altında yapılan basın açıklamasında AKP teşhir edilirken, açık olarak Gürbüz Çapan’ın, Cumhuriyet’in, Anayasa Mahkemesi’nin AKP hakkındaki kararının ve Atatürk’ün propagandası yapılmaktadır.

Açıklamanın son kısmında şu görüşlere yer verilmiş: “Sevgili Esenyurt halkı, geçmişinizi hatırlayın ve bu gaflet uykusundan uyanın! … Bu vatan sahipsiz değildir. Kendi çıkarları için kullanan, ey Cumhuriyet’i hazmedemeyen zihniyet! Dinle; Kulaklarını iyi aç! Belki hatırlamazsınız ancak biz hatırlatalım, Mustafa Kemal’in sözü kulaklarınızda çınlasın: Türkiye cumhuriyeti devleti; şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz.”

AKP’ye karşı savunulan, “sahipsiz değil” denen bu vatan, bu Cumhuriyet peki nasıl bir vatan/Cumhuriyettir, gerçekte kimindir?
İşte bu soruya en güzel cevabı yine Nazım Hikmet vermiştir.
O, kendisini 1962 yılında vatan hainliği ile suçlayanlara karşı yazdığı şiirinde şunları söylüyor:

Evet, vatan hainiyim,
siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz,
ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.”

Güney Kültür Merkezi olarak diyoruz ki, bu basın açıklamasını düzenleyenler ya ezilenlerin, sömürülenlerin, işçilerin, emekçilerin sanatçısı ve siyasetçisi büyük komünist şair Nazım Hikmet’i anlamamışlar, ya da onu kendi ideolojileri doğrultusunda yontmaya ve çarpıtmaya çalışarak işlerine geldiği gibi kullanmaya çalışmaktadırlar.
Evet, Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala, onun düşman olduğu “vatan” 80 küsür yıllık kapitalistlerin, sömürücülerin, talancıların “vatanıdır”, onun özlemini duyduğu “vatan” ise sömürünün baskının olmadığı işçilerin-emekçilerin iktidarda olduğu sosyalist “vatan”dır.
Bu özlem bizim de özlemimizdir.

12 Ağustos 2008, Güney Kültür Merkezi

 

 

resim